Müşfik Kenter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müşfik Kenter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ağustos 2012 Cuma

Bayram

          
           Bugün bayram erken kalkın çocuklar
           Giyelim en güzel giysileri
           Elimizde taze kır çiçekleri üzmeyelim bugün annemizi

Küçüklüğümden beri her bayram dilimden düşmeyen  rahmetli Barış Abimizin şarkısı nur içinde yatsın...Gökyüzünden bizi izleyen yıldızlardan biri Barış Manço...

Pazar günü bayram aslında içimizde bayram çoşkusu olması gerekirken, geride bıraktığımız hüzünlerimiz bu çoşkuyu gölgelese de, içimizde ki ümitlerle bardağın dolu tarafından bakmaya çalışıyoruz. Ne mutlu ki benim hala umudum var. Yaşadığım sürece bitmeyecek bir umut...Çünkü biliyorum ki umut biterse hayat biter.

17 Ağustos depremi yaşanan en büyük acı, daha dün gibi hatırlıyorum. Kim bilir ne hayatları bitirdi bu acı olay. Şehitlerimiz, gencecik hayatlar...onlarında umutları, hayalleri vardı. Zamansız gelen ölümler...Gencecik kızlarımızın kendi hayatlarını yaşayamadan, istemedikleri evliliklere zorlanması, hayallerine, umutlarına son verilmesi. İnsanların sanallaşması, dostlukların tükenmesi, herkesin çıkarları uğruna birşeylerin peşinden amaçsızca ve acımasızca koşuşturması, aşkların masumiyetini yitirmesi, sevgilerin tükenmesi, paranın tüm değerlerin üstüne çıkması...Hayat bu kadar karanlık, bu kadar acımasız olamaz değil mi...

Tüm bunların üstüne mutlu bayramlar demek zor...aydınlık günlere...

                             ...Mutlu Bayramlar...


15 Ağustos 2012 Çarşamba

Müşfik Kenter'i Kaybettik



   
     

        
Türk tiyatrosunun en önde gelen isimlerinden 80 yaşındaki sanatçı Müşfik Kenter, akciğer kanseri ve buna bağlı gelişen akciğer enfeksiyonu nedeniyle 7 Ağustos'tan beri tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Mekanı cennet olsun, Türkiye çok büyük bir ustayı kaybetti.

MÜŞFİK KENTER  alıntı:

Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?Hiç vaktiniz yok, "Fast live", "Fast food", "Fast music", "Fast love"... Dikte ettirilen "yükselen değerler", "in" ler, "out" lar...
Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında bitecek hepsi. Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar, Size sesleniyorum!
Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini?
Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını?
İçinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille arkadaşlarınıza?
Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız?
Öpmek için hangi tuşlara basmak gerekir?
Ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman?
Doğayı bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın tomurcuklandığını?
Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında?
Koklamak, duymak, dokunmak, yok mu yaşam skalanızda?
Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız mı yetmiyor